info@aylakabalak.com 0(552) 688 40 68

Organların yansıyan ağrıları (kalp, mide, pankreas, böbrek vs) bel ve sırt ağrılarına sebep olabilse de genellikle omurgamızı oluşturan kemik ve kıkırdak yastıklardan (diskler) ve onu tutan kas ve bağ dokusunun hasarından kaynaklanırlar. Mekanik ağrı dediğimiz bu ağrılar hem genç hem de ileri yaş kişilerde sık karşılaşılan bir durumdur ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkiler. Toplumun %70-80’i yaşamı süresince en az bir kez bel ağrısı yaşar ve tekrarlama olasılığı %30-40’dır.

Ağrının Tanımı ve Eşlik Eden Semptomlar:

  • Ağrı acıma, batma, yanma, basınç, keskin, künt, karıncalanma ya da hissizlik ve üşüme ile, kas güçsüzlüğü ile birlikte olabilir, noktasal, yaygın, hafif, yüksek, azalıp artan, yer değiştiren ya da yayılımı tarif edilemeyen bir his olarak algılanabilir.
  • Ağrı ölçeği olan VAS skalasında şiddeti 0 – 10 arası olabilir.
  • Akut başlayabilir ya da uzun süren (6 hafta üzeri) kronik bir ağrı söz konusudur.
  • Hareketsizlikle, belirli bir pozisyon almakla, analjeziklerle ya da egzersizlerle artma ya da azalma gösterebilir.
  • Ağrı yanında psikolojik sıkıntılar, stres, anksiyete, huzursuzluk, dikkat dağınıklığı, uykusuzluk sık görülür.
  • Kas güçsüzlüğü, idrar kaçırma, karın ağrıları, kabızlık, baş dönmesi, kuyruk sokumuna, bacaklara, genital bölgeye, sırta yayılan ağrı, ısı ve terleme bozuklukları, cilt rengi değişiklikleri görülebilir.

Ağrı Nedenleri:

  • Ağır kaldırma, ani ve zorlayıcı hareketler, düşme, darbe alma, uzun süreli hareketsizlik ya da aynı pozisyonda kalma, kasları ısıtmadan ağır egzersiz yapma gibi mekanik faktörler kas, bağ dokusu ve disklerde hasarla özellikle genç yaşlarda akut ve kronik ağrıya neden olur.
  • Yaşla artan kireçlenme, kemik ve disklerin erimesi, romatizma, romatoid artrit, kas-sinir kavşağının otoimmun hastalıkları, bağ dokusunun ve tendonların zayıflaması gibi faktörler sinir dokusuna bası ile ağrıya neden olabilir.
  • Fibromiyalji, myofasiyal ağrı sendromları da bel ağrısı nedenleri arasında önemli yer tutar.
  • Neden ortadan kaldırılsa bile mekanik faktörlerin sinirler üzerinde tahribat yapması, sinir hücrelerinin daha geç iyileşmesi ve ağrı sinyallerinin beyine hala iletilmesi nedeniyle ağrının kalıcı olması ile sonuçlanabilir.
  • Stres faktörü de önemli bir etkendir, gerilme ile kaslarda ve tendonlarda metabolitlerin (hücre atık ürünlerinin) birikmesine neden olarak ağrıyı uyarır.
  • Kemik, disk, kas, tendon, bağ dokusundaki hasarla ödem, enflamasyon, metabolit birikimi ve oksijenasyon azalması olur ve sinirler bası altında kalarak farklı bölgelere yayılan, kas gücünün azalması ve dolaşımın bozulması sonucu gelişen semptomlarda ağrıya eşlik edebilir.

Akut Bel Ağrısı ve Tedavisi

Bir travma ya da ters hareket sonrası ya da nedensiz olarak aniden başlayan 6 haftadan kısa sürede gerileyen, 3 ay içinde tamamen geçen, ileri düzeyde doku hasarı söz konusu değilse erken tedavi ile hızlı ve kolay düzelen ağrılardır.  Ancak ciddi bir bel ağrısı söz konusu ise ve erken dönemde yeterince tedavi edilmemişse kronikleşme ya da tekrarlama olasılığı yüksektir.

  • Akut ağrıda kemiklere ait ciddi bir hasar ve cerrahi gerektirecek bir durum söz konusu değilse hareket kısıtlaması, korse gibi destekleyiciler uzun süreli uygulanmamalıdır. Uzun süreli hareket kısıtlaması kas ve bağ dokusunun kısalmasına, kanlanmanın azalmasına ve iyileşme süresinin uzamasına neden olacaktır. Bu nedenle ağrıyı artırmayacak düzeyde hareket edilmeli (yürüyüş, kardiyo, yüzme, germe egzersizleri vs), gerekirse lokal sıcak ya da soğuk uygulamalardan, masajdan yararlanılmalıdır.
  • Ağrıyı oluşturan hasarın tipine göre bel bölgesindeki eklem, kas, bağ dokusuna spesifik lokal/sistemik tedaviler uygulanır. Analjezik, antienflamatuar ilaçlar, steroidler ödemi ve enflamasyonu azaltarak, ağrıya aracılık eden maddeleri engelleyerek ve dolaşımı artırarak basıyı ve ağrı hissini tedavi etmekte sık kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçlar ağrı semptomunu azaltmakla birlikte hasarı tedavi etmede yetersiz kalırlar ve hatta iyileşme sürecini uzatabilirler.
  • Oluşan doku hasarını (kemik, eklem, disk, kas, tendon, bağ dokusu) tedavi etmek içinse lokal olarak ozon, proloterapi, prolozon, prp, mezoterapi, nöralterapi, elektriksel/ultrasonik tedavi, tetik nokta ve akupunktur tedavisi yöntemleri tercih edilmelidir. İnvaziv olmayan ve iyileşme sürecini hızlandıran bu yöntemlere hemen ya da akut dönemde verilen antienflamatuar ilaçların kısa süreli uygulanması sonrasında başlanabilir.
  • İleri düzey hasar mevcutsa hasar kapalı ya da açık cerrahi yöntemlerle tedavi edilmelidir (kırık, sinire aşırı bası yapmış disk, spinal kanalda daralma vs).

Kronik Bel Ağrısı ve Tedavisi:

Bel bölgesindeki dokuların akut ya da kronik hasarlanması sonucu yetersiz tedaviyle 3 aydan uzun süren ağrılarıdır. Hasarın büyüklüğü nedeniyle doku iyileşmesinin tam olmaması ya da tedavinin yetersizliği nedeniyle sinir uçlarına uyarının hala devam etmesi, enflamasyon nedeniyle gelişen basıyla kan akımında, oksijenlenmede ve metabolitlerin uzaklaştırılmasında yetersizlik bulunması ağrının kronikleşmesinin en önemli nedenleridir. Kişinin ağrıya sekonder stresinin artması ve yaşam kalitesinin düşmesi, iş, okul ve aile yaşamının etkilenmesi hem ağrının daha fazla hissedilmesine hem de tedaviye yanıtın azalmasına neden olur.

  • Hasarın nedeni ve derecesi muayene ve tanısal yöntemlerle belirlenir ve tedavi planlanır.
  • Hasarın tipine, semptomların şiddetine ve hastanın genel tıbbi sorunlarına göre ozon, proloterapi, prolozon, prp, mezoterapi, nöralterapi, elektriksel/ultrasonik tedavi, tetik nokta ve akupunktur tedavisi yöntemleri tek ya da kombine olarak uygulanır.
  • Bölgenin kanlanmasını artırıcı, kas ve tendon kısalmalarını önleyici hareket ve germe egzersizleri önerilir.
  • Masaj, sıcak/soğuk uygulamaları ve self hipnozla ağrının şiddetinin ve psikolojik etkilerinin azalması ve günlük aktivitelerin devamı sağlanır.
  • Kilo kontrolü sağlanır ve enflamasyonu azaltıcı uygun diyet belirlenir ve gerekirse psikolojik destek sağlayan ilaçlar kullanılır.

Yorum Yapın