info@aylakabalak.com 0(552) 688 40 68

Boyun omurları, kas, tendon ve bağ dokuları omuzla birlikte başın hareketlerini ve dik durmasını sağlamada önemli bir rol üstlenmişlerdir. Boyun ağrısı toplumun %80-90’ında ve hayatın herhangi bir zamanında görülebilen, yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren bir semptomdur.

Akciğer, kalp, mide, yemek borusu, boğaz, diş, çene eklemi, lenf bezlerinin büyümesi, tiroit ve paratiroit bezi hastalıkları, tümörler, damar tıkanıklıkları gibi sorunlar nedeniyle olabileceği gibi en fazla modern çağın getirdiği hareket azlığı, uzun süreli bilgisayar başında çalışma, cep telefonu kullanma, klima etkisi gibi sorunlarla gelişir.

Ayırıcı tanı sonrası mekanik sorunları olan (kemik, kas, tendon, disk, bağ dokusu) hastaların erken dönemde tedavisi gerekir. Hasar uzun süre devam ederse özellikle sinirlerde kalıcı ağrılı sorunlara neden olabilir.

Ağrının Tanımı ve Eşlik Eden Semptomlar:

  • Ağrı daha çok gerginlik, kasılma ve künt tarzda ve süreklidir. Başın arka bölgesine, nadiren yan ve önüne, omuzlara ve sırta doğru yayılır. Disklerde fıtıklaşma ve sinirlerin çıktığı alanlarda kireçlenmeler sinirlerin yayıldığı alanlarda (baş, omuz, kollar, üst sırt bölgesi) ağrıya, kas güçsüzlüğüne, elektrik çarpma gibi hislere ve duyu kaybına neden olur.
  • Ağrı ölçeği olan VAS skalasında şiddeti 0 – 10 arası olabilir.
  • Akut başlayabilir ya da uzun süren (6 hafta üzeri) kronik bir ağrı söz konusudur.
  • Hareketsizlikle, belirli bir pozisyon almakla, analjeziklerle ya da egzersizlerle artma ya da azalma gösterebilir.
  • Ağrı yanında psikolojik sıkıntılar, stres, anksiyete, huzursuzluk, dikkat dağınıklığı, uykusuzluk sık görülür.
  • Damarların bası altında kalması ile baş dönmesi, baygınlık hissi, bayılma, dikkat dağınıklığı, görme ve işitme bozuklukları görülebilir.

Ağrı Nedenleri:

  • Uzun süreli hareketsizlik ve uygunsuz pozisyonda kalma
  • Disk hernisi (boyun fıtığı), spinal kanalda daralma
  • Omuz kaslarında zayıflık, eklem hasarları
  • Ağır kaldırma, ani hareketler, travma
  • İlerleyen yaşlarda kireçlenmeler, romatizma, romatoid artrit, ankilozan spondilit, kas romatizması gibi hastalıklar
  • Fibromiyalji, nevralji, myofasiyal ağrı sendromları
  • Stres, anksiyete

Akut Boyun ve Omuz Ağrısı Tedavisi:

  • Akut ağrıda kemiklere ait ciddi bir hasar ve cerrahi gerektirecek bir durum söz konusu değilse hareket kısıtlaması, boyunluk gibi destekleyiciler uzun süreli uygulanmamalıdır. Uzun süreli hareket kısıtlaması kas ve bağ dokusunun kısalmasına, kanlanmanın azalmasına ve iyileşme süresinin uzamasına neden olacaktır. Bu nedenle ağrıyı artırmayacak düzeyde hareket edilmeli (yürüyüş, kardiyo, yüzme, germe egzersizleri vs), gerekirse lokal sıcak ya da soğuk uygulamalardan, masajdan yararlanılmalıdır.
  • Ağrıyı oluşturan hasarın tipine göre boyun bölgesindeki eklem, kas, bağ dokusuna spesifik lokal/sistemik tedaviler uygulanır. Analjezik, antienflamatuar ilaçlar, steroidler ödemi ve enflamasyonu azaltarak, ağrıya aracılık eden maddeleri engelleyerek ve dolaşımı artırarak basıyı ve ağrı hissini tedavi etmekte sık kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçlar ağrı semptomunu azaltmakla birlikte hasarı tedavi etmede yetersiz kalırlar ve hatta iyileşme sürecini uzatabilirler.
  • Oluşan doku hasarını (kemik, eklem, disk, kas, tendon, bağ dokusu) tedavi etmek içinse lokal olarak ozon, proloterapi, prolozon, prp, mezoterapi, nöralterapi, elektriksel/ultrasonik tedavi, tetik nokta ve akupunktur tedavisi yöntemleri tercih edilmelidir. İnvaziv olmayan ve iyileşme sürecini hızlandıran bu yöntemlere hemen ya da akut dönemde verilen antienflamatuar ilaçların kısa süreli uygulanması sonrasında başlanabilir.
  • İleri düzey hasar mevcutsa hasar kapalı ya da açık cerrahi yöntemlerle tedavi edilmelidir (kırık, sinire aşırı bası yapmış disk, spinal kanalda daralma vs).

Kronik Boyun ve Omuz Ağrısı ve Tedavisi:

Boyun bölgesindeki dokuların akut ya da kronik hasarlanması sonucu yetersiz tedaviyle 3 aydan uzun süren ağrılarıdır. Hasarın büyüklüğü nedeniyle doku iyileşmesinin tam olmaması ya da tedavinin yetersizliği nedeniyle sinir uçlarına uyarının hala devam etmesi, enflamasyon nedeniyle gelişen basıyla kan akımında, oksijenlenmede ve metabolitlerin uzaklaştırılmasında yetersizlik bulunması ağrının kronikleşmesinin en önemli nedenleridir. Kişinin ağrıya sekonder stresinin artması ve yaşam kalitesinin düşmesi, iş, okul ve aile yaşamının etkilenmesi hem ağrının daha fazla hissedilmesine hem de tedaviye yanıtın azalmasına neden olur.

  • Hasarın nedeni ve derecesi muayene ve tanısal yöntemlerle belirlenir ve tedavi planlanır.
  • Hasarın tipine, semptomların şiddetine ve hastanın genel tıbbi sorunlarına göre ozon, proloterapi, prolozon, prp, mezoterapi, nöralterapi, elektriksel/ultrasonik tedavi, tetik nokta ve akupunktur tedavisi yöntemleri tek ya da kombine olarak uygulanır.
  • Bölgenin kanlanmasını artırıcı, kas ve tendon kısalmalarını önleyici hareket ve germe egzersizleri önerilir.
  • Masaj, sıcak/soğuk uygulamaları ve self hipnozla ağrının şiddetinin ve psikolojik etkilerinin azalması ve günlük aktivitelerin devamı sağlanır.
  • Fizyoterapi uygulanır ve enflamasyonu azaltıcı uygun diyet belirlenir ve gerekirse psikolojik destek sağlayan ilaçlar kullanılır.

Yorum Yapın