info@aylakabalak.com 0(552) 688 40 68

Hipnoz Nedir, Ne Değildir?

Doktor James Braid 1840 yılında hipnozdaki kişinin derin ve huzurlu bir uyku halinde olduğunu gözlemlediğinden bu bilinç durumuna eski Yunan tanrısı Hypnosis’in adını vermiştir. Çalışmalarına devam ettiğinde bu bilinç durumunun uyku olmadığını fark etmiş ancak hipnoz ismi günümüze kadar değişmeden kullanılmaya devam etmiştir.  

Hipnoz; kişinin gönüllü olarak ses, ışık, koku ve görsel uyaranlara duyarsız hale geldiği ve dikkatini hipnoz uygulayıcısının sözlerine yönelterek telkine açık hale geldiği bir trans halidir. Hipnoterapi, trans halinde iken kişinin duygu ve düşüncelerinde var olan ve yaşamını, ilişkilerini, beden sağlığını olumsuz etkileyen sorunların çözülmesini amaçlayan, ilaçsız bir tedavi yöntemidir.

Bir kişi, isteği dışında zorla ya da farkında olmaksızın hipnoza sokulabilir mi? 
Hayır! Bu mümkün değildir. Hipnoz kişinin gönüllü istek ve katılımıyla gerçekleştirilen bir trans hâlidir. Hipnoz yapan kişi, gönüllü kişiye hipnoza girmesini sağlayacak bazı telkinler verir. Hipnoza girmek istemeyen bir kişi ise telkinleri gerçekleştirmeyi reddedeceği için hipnoza girmez. 

Hipnozdaki kişi hipnoz yapanın tüm söylediklerini olduğu gibi kabul eder ve aynen uygular mı?

Hayır! Hipnoz sırasında kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmaz. Hipnoz yapan kişinin söylediği her şeyi duyar, anlar, hatta yargılar. Yapması istenilen şey kişinin sosyal ve ahlâki değerlerine uygun değil ise kabul etmez, uygulamaz. Israr edilirse kişi hipnozdan çıkar.

 

Hipnoza giren bir kişi istemediği hâlde sırlarını açıklar mı? 
Hipnozdaki kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmadığı için istemediği sürece hiçbir sırrını söylemez, özel bilgilerini vermez. Hipnozdaki kişi ancak, söyleyeceği şeylerin kendisi için (hastalığının tedavisinde) yararlı olacağına inanır ve hipnoz yapan kişiye güvenirse sorulan sorulara yanıtlar verir. 

Hipnozdan “uyanamamak” mümkün müdür?
Hipnoz bir uyku olmadığı için, uyanamamak diye bir şey olamaz. Hipnoz yapan hekim, terapi sonunda kişiye hipnozdan çıkacağı telkinini verdiğinde ya da terapi bittikten hemen sonra kişi kendiliğinden hipnozdan çıkar ve gözlerini açar.

Hipnoz nasıl oluşur? Hipnoza girmenin temel koşulları nelerdir?
Gönüllü ve istekli olan kişi, hekimin kendisine söyleyeceği gevşe, rahatla ve dikkatini topla ile başlayan seansta telkin cümlesine tüm dikkatini verir, yoğunlaşır. Dış uyaranlardan izole olup hipnoterapistin yönlendirmesi, kendisinin katkısı ile sorunlara dair duygu ve düşünceleri kontrol etme yeteneği kazanır.

Hipnoza yatkınlık (hipnotizabilite) ne demektir? Herkes hipnoza girebilir mi?
Hipnoza girebilme yetisine hipnotizabilite (hipnoza yatkınlık) adı verilmiştir. Herkesin hipnoza yatkınlığı (hipnotizabilite) farklıdır. Bu nedenle herkes hipnoza giremez. Çocuklar hipnoza son derece yatkındırlar. Yapılan araştırma sonuçları, hipnoza yatkınlığın en fazla olduğu dönemin 6-10 yaş arası olduğunu göstermiştir. Yaş ilerledikçe hipnoza yatkınlık giderek azalır. Genel olarak toplumun %10-15’inde hipnoza yatkınlık yoktur. Bu kesim kesinlikle hipnoza giremez. Toplumun %70-80’inde orta düzeyde bir hipnoza yatkınlık, %10-15’inde ise yüksek düzeyde hipnoza yatkınlık vardır. 

Hipnoza yatkınlığı etkileyen etkenler nelerdir?
Hipnoza yatkınlık yetisi, kişilik yapılarına ve içinde bulunulan ruhsal rahatsızlığa bağlı olarak değişmektedir. Örneğin, kuşkucu, kimseye güvenmeyen, her şeyi kontrol etmeye çalışan ya da kendisini herkesten çok üstün ve değerli gören kişilik yapılarına sahip olan kişiler kolay kolay hipnoza giremezler. Aynı şekilde obsesif-kompulsif bozukluk, şizofreni, ağır depresyon, paranoid bozukluk ve demans (bunama) hastalarının hipnoza yatkınlıkları sağlıklı insanlara göre daha düşüktür. 

Hipnozla geçmiş hayatlara veya geleceğe gitmek mümkün müdür?

Kesinlikle hayır! Belki kişinin kendi hayatındaki bazı bilinçdışına bastırılmış rahatsızlık verici hatıraları ortaya çıkarmakta kullanılabilirse de, bu çok özel ve kesinlikle uzmanlarca uygulanabilecek bir tekniktir. Önceki hayatlara ve hele geleceğe gitmek mümkün olsaydı, herkes Toto, Loto, Altılı Ganyan ve aklınıza gelebilecek her şeyi görüp zamanın akışını değiştirirdi! Böyle vaatlerle yaklaşan birin kesinlikle şarlatan veya kendisi psikiyatrik hasta olan birisi olduğunu düşünebilirsiniz.

Hipnoz nerelerde / hangi hastalıklarda kullanılabilir?

Genel Tıpta: Ağrıyı ortadan kaldırmak için (migren ve gerilim tipi baş ağrıları, kronik fiziksel ağrılı hastalıklar, trigeminal nevralji, ağrısız doğum, kanser ağrılarında), hipnoanestezi ile cerrahi girişimlerde (ameliyatlar, diş çekimi ve diş eti rezeksiyonlarında), psikosomatik hastalıklarda (astım, esansiyel hipertansiyon, psöriazis, ülser, ülseratif kolit, irritabl kolon, siğil tedavisinde),

Psikiyatride: Tik, kekemelik, enüresis noktürna (gece işemeleri), trikotilomani, yeme bozuklukları, obezite, psikojenik ağrı bozukluğu, konversiyon bozukluğu, cinsel işlev bozuklukları, sigara bağımlılığı, dissosiyatif bozukluklar, fobiler, panik bozukluğu, agorafobi, sosyal fobi, sınav kaygısı, travma sonrası stres bozukluğu…

Kimler Hipnoz Yapabilir?

Çoğu ülkede, hipnoz “tıbbî bir girişim” olarak kabul edildiği için, gösteri amaçlı sahne hipnozu yasaklanmıştır. Hipnoz yapma yetkisi, sadece tedavi amacıyla, hipnoz ve hipnoterapi eğitimi almış hekimler, diş hekimleri ve klinik psikologlara tanınmıştır. Bu son derecede yerinde bir uygulamadır. Çünkü birçok kişi hipnoz yapma yöntemlerini öğrenebilmekle birlikte hipnoz aracılığı ile hastalıkların tedavisini yapmak yani hipnoterapi uygulamak, hipnoz bilgisinin yanı sıra söz konusu hastalıklar ve tedavileri hakkındaki özel mesleki bilgileri de ayrıntılı bilmeyi ve bu konuda yetkili olmayı gerektirir. 

 

Yorum Yapın