info@aylakabalak.com 0(552) 688 40 68

Hipnoz

Hipnoz ve Hipnoterapi

Hipnozun tarihi insanlık kadar eski olup M.Ö. 1400 yıllarında eski Yunan belgelerinde hipnotik telkinlerden bahsedilmektedir. 1760 yılında Alman doktor Franz Anton Mesmer tarafından psikolojik sorunlarda kullanılmaya başlanmış, 19. Yüzyılda İngiliz doktor James Braid tarafından bilimsel temelleri atılmış ve uygulanan teknik hipnoz adıyla anılmaya başlanmıştır. Dr. Braid hipnozu ameliyatlarda ve fobilerde kullanmıştır. Sigmund Freud, hipnozdan psikoanalizde yararlanmıştır. Tıpta hipnozun kullanımı 1955 yılında İngiliz Tıp Birliği, 1958 yılında Amerikan Tıp Birliği tarafından kabul edilmiştir. Ülkemizde hipnoz bilimsel anlamda 1977 yılında Dr. Hüsnü Öztürk tarafından ameliyatlarda anestezi yerine kullanılmıştır. Bilimsel çalışmaların artması ve 2015 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmesi ile ülkemizde de eğitim almış doktorlar tarafından uygun hastalarda kullanımına başlanmıştır.

Hipnoz kelime olarak Latincede uyku anlamında kullanılmaktadır. Ancak tam bir uyku hali olmayıp kişinin bilincini tek bir noktaya odakladığı, sadece bu doğrultuda farkındalığının arttığı, dış uyaranlardan soyutlandığı bir ruh halidir. Bilincin doğal durumudur ve gün içinde birçok insan kendiliğinden hipnotik duruma geçer. Bir film ya da maç izlerken dış dünyadan ve zihnimizdeki tüm düşünce fırtınalarından soyutlanarak o sırada çalan kapıyı ya da bize seslenen kişiyi duymamamız, tüm ses yoğunluğu içinde bir annenin bebeğinin ağlama sesine anında tepki verebilmesi beynin kendi kendine uyguladığı bir hipnoz (otohipnoz) hali ve otomatik cevap oluşturabilme yeteneğidir. 

Hipnoterapide beynin bilinçli alanı korteks aktiftir. Kişi savunma yapmadan söylenen sözlere ve telkinlere açık hale gelir ve geçmişte yaşanan olumsuzlukların, bastırılmış duyguların neden olduğu zararlı davranış kalıplarının, olumsuz duygu ve düşüncelerin olumlu yönde yeniden şekillendirilmesi sağlanır. Uygulanan teknik bilinçli hipnozdur. Hipnoz seansı sırasında ve sonrasında kişi tüm konuşmaları hatırlar. Terapide amaç da yönlendirmelerin hatırlanmasıdır. Hipnozdan çıkamama, uyanamama gibi bir durum söz konusu değildir ve kişi isterse hipnotik durumdan kendiliğinden çıkabilir.

Hipnoz uygulanabilmesi için kişi hipnoz olmayı istemeli ve hipnoterapistine güvenmelidir.  Her birey hipnoz durumuna farklı yoğunlukta girer ve her seansta hipnoza yatkınlık artar. Kişiye fiziksel ve psikolojik semptomlarını kontrol etme gücünün kendisinde olduğu duygusu verilir, self hipnoz öğretilerek kontrolün sürekli kendisinde olması sağlanır. Ancak kişinin duygu ve düşünceleri açık hale gelip yanlış yönlendirilebileceğinden ve suistimal edilebileceğinden mutlaka bu konuda eğitimli sağlık personeli (hekim, psikolog) tarafından, etik kurallar çerçevesinde uygulanmalıdır (Şekil 1).

Hipnoterapi seansı

Hipnoz tek başına hastalıkların tedavisinde kullanılmaz. Tamamlayıcı bir yöntem olarak modern tıp ve diğer geleneksel yöntemlerin bir kombinasyonu şeklinde uygulanır.

Hipnoz Uygulama Yöntemleri

  • Bilinçli hipnoz tekniğinde kişi terapistin söylediklerini ve telkinlerini duyar, değerlendirir ve hatırlar.
  • Kişiye self hipnoz öğretilerek gerektiği durum ve ortamlarda kullanması sağlanır.
  • Hipnoz sözel, bir objeye daimi bakarak, uyaranlar azaltılarak uygulanabilir. Hipnoterapistin deneyimi ve eğitimine bağlı olarak farklı yöntemler denenir.
  • Terapi için derin hipnoza gerek yoktur. Hasta uyku modunda değildir. Eğer isterse normal bilinç düzeyine geri dönebilir.

 

Hipnozun Kullanıldığı Sorunlar ve Hastalıklar

  • Dikkat dağınıklığı, unutkanlık, ders çalışamama, sınav kaygısı
  • Anksiyete, depresyon, stres, panik atak, sosyal uyum bozuklukları
  • Kilo sorunları, obezite, aşırı zayıflık
  • Sigara ve alkol bağımlığı
  • Ağrısız doğum, ameliyatlarda sedasyon ve analjezi talebi
  • Uyuyamama, uyku bozuklukları
  • Diş gıcırdatma, bruksizm (diş sıkma) ve temporomandibuler eklem hastalıkları
  • Siğil, psöriazis
  • Migren, gerginlik tipi baş ağrısı
  • Adet ağrıları, adet dönemi stres ve gerginlik, cinsel işlev bozuklukları, vajinusmus, impotans
  • Menapoz sorunları, ateş basması, terleme, sıkıntı ve stres
  • Kronik yorgunluk, fibromiyalji
  • Nevralji, nöropatik ağrı, huzursuz bacak sendromu
  • Kanser ağrısı, romatizmal ağrı, psikojenik ağrı
  • Kronik ağrıya bağlı psikolojik semptomlar
  • Bulantı-kusmanın, iştah değişikliklerinin psikolojik nedenlerinin azaltılması
  • Fobiler (doktor, diş hekimi, karanlık, kalabalık, kapalı yer korkusu vs)
  • Tırnak ve saç yeme, koparma, gıda dışı madde yeme
  • Tikler, kekemelik, konuşma bozuklukları
  • Gece işemeleri, psikojenik sık idrara çıkma
  • Hipertansiyon, çarpıntı
  • Astım, psikojenik öksürük
  • Mide-barsakta ağrı, şişkinlik, spastik kolon, iritabıl bağırsak, ülseratif kolit
  • Psikosomatik hastalıklar

 

Uygulama Hakkında Bilgilendirme

  • Hipnoterapi uygulaması öncesi tıbbi sorunlarınızı ve kullandığınız tıbbi ya da bitkisel ilaçlarınızı doktorunuza bildiriniz.
  • Terapi öncesi ayrıntılı olarak psikolojik durumunuzu, aldığınız tedavileri, geçmişe, aileye ve çevreye dair sizi etkileyen sorunları konuşmanız gerekecektir. Etkili bir iletişim ve terapi için açık paylaşımı seçmeniz, ancak mahrem saydığınız konular sizi rahatsız edecekse paylaşma konusunda bir tercihte bulunmanız önemlidir.
  • Hipnoza yatkınlık kişiden kişiye ve pek çok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterir. İlk 3 seans hipnoza yatkınlığı artırmak için önemlidir. Bu nedenle seanslar haftada 1-2 olmak üzere en az 6 seans olarak uygulanır. Sorunun derecesine göre araları açılarak seanslara devam edilmesi kararı doktorunuzla birlikte alınır.
  • Sorunun farklı ortamlar ve durumlarda tetiklenmemesi için arada destek terapiler uygulanabilir.
  • Hipnoterapi şizofreni, psikotik durumlar, demans, alkol ya da ilaç zehirlenmesi durumlarında uygulanmaz. İntihar eğilimi olan derin depresif kişilerde psikiyatri uzmanı tarafından hipnoterapi uygulanmalıdır.